Beşiktaş (61): Esra Şencebe 10 (1 asist), Daliborka Jokic 2, Ilona Korstin 9 (3 asist), Nihan Anaz (1 ribaund-2 asist), Tuğba Taşçı 4 (1 ribaund- 3 asist), İlsu Darıcıoğlu 5 (2 ribaund), Gonca Karataş 2 (1 ribaund), Yasemin Horasan 10 (7 ribaund-1 asist), Korel Engin (1 asist), Courtney Vandersloot 16 (2 ribaund- 7 asist), Ebony Hoffman 3 (9 ribaund)
Gran Canaria (78): Eva Montesdeoca 2 (3 ribaund), Leticia Romero 3 (1 ribaund-5 asist), Patricia Arguello 10 (3 ribaund- 3 asist), Vanessa Ble 11 (14 ribaund-4 asist), Astou Ndour 19 (7 ribaund), Lisa Lee 6 (2 ribaund-3 asist), Elina Dillone 6 (2 ribaund), Dandra Moss 21 (6 ribaund-6 asist),
1. Periyot: 16-20
2. Periyot: 10-20
3. Periyot: 14-25
4. Periyot: 21-13
FIBA Kadınlar Eurocup’taki temsilcimiz Beşiktaş, ikinci tur ikinci maçında evinde Gran Canaria’ya 61-78 mağlup olarak kupadan elendi.
FIBA Kadınlar Eurocup’taki temsilcilerimizden Beşiktaş, ikinci tur ilk maçında 69-60 yenildiği Gran Canaria’ya ikinci maçta da 61-78 mağup olunca Avrupa’ya veda etti.
Karşılaşma karşılıklı basketler ile başlarken, Astou Ndour’ın sayılarına Ilona Korstin ile cevap veren temsilcimiz, 5. dakikada 10-10’luk eşitliği sağladı. Çeyreğin son bölümünde Vanessa Ble’nin isabetleri ile farkı açan konuk ekip ilk 10 dakikayı 16-20 önde tamamladı.
İkinci periyotta ise savunma sertliğini arttıran Gran Canaria, hücumda da Dandra Moss’ın üç sayı çizgisinin gerisinden kaydettiği sayılarla farkı açarak 15. dakikada durumu 20-29’a getirdi. Bu dakikadan sonra oyunu iyice kontrol altına alan rakip takım, farkı çift haneli sayılara çıkararak soyunma odasına 26-40’lık üstünlükle girdi.
İkinci çeyrekte de savunmada sorunlar yaşayan Beşiktaş, rakibinin özellikle dışarıdan kaydettiği isabetlere engel olamayınca konuk takım, farkı 20 sayının üzerine çıkardı (28-49). Çeyreğin son bölümünde Patricia Arguello’nın devreye girmesiyle temsilcimizin oyuna yeniden ortak olmasına izin vermeyen İspanyol temsilci, final periyoduna 40-63 önde girdi.
Son 10 dakika Yasemin Horasan ile Dandra Moss’ın karşılıklı sayıları ile başlarken, karşılaşmanın bitimine 5 dakika kala durum 47-71’e geldi. Kalan bölümde de oyunun kontrolünü elinde tutan Gran Canaria, mücadeleden 61-78 galip ayrılarak tur atlayan taraf oldu.
Face Turkey Facetürkey FaceTurkey.net
20 Ocak 2012 Cuma
Sağlık Bakanı Akdağ: İranlı doktor ve hemşirelerle ilgili iddialar saçma
Sağlık Bakanı Recep Akdağ, İranlı doktor ve hemşirelerin çalışmak için Türkiye'ye gelecek olmasıyla ilgili değerlendirmeleri 'saçma' olarak niteledi. Akdağ, 'İranlı doktor ve hemşirelerin istihbarat amaçlı Türkiye'ye geleceği' ile ilgili iddialar için, "Saçma ve komplo teorisi." dedi.
Sağlık Bakanı Recep Akdağ, 478 yıldan bu yana Erzurum'da kesintisiz devam eden bin bir hatimlerin duasına katılmak üzere Ankara'dan uçakla Erzurum'a geldi. Bir basın mensubunun, 'İran'ın İsrail ile stratejik müttefiklik ilan etmesinin ardından İranlı doktor ve 2 bin hemşirenin Türkiye'ye gelip görev yapmasında bir sıkıntı olabilir mi?' sorusuna Bakan Akdağ sert tepki gösterdi.
Sağlık Bakanı Akdağ, Türkiye'de hekim ve hemşire sıkıntısı olduğunu ve bunun önünü açmak amacıyla yabancı doktorların Türkiye'ye gelip çalışmasına izin verdiklerini ifade etti. İranlı hemşire ve hekimlerin Türkiye'ye yönelik 'istihbarat ya da rejim ihracı' gibi düşüncelere sahip olacaklarına dair iddiaları komplo teorisi ve saçma olarak nitelendiren Bakan Akdağ, şunları söyledi: "Arkadaşlar bu komplo teorileriyle ne milletin kafası bulandırılsın ne de Türkiye'nin küçük bir ülke olduğu gibi bir takım duygular uyandırılsın. Bunlar çok yanlış düşünceler. Biliyorsunuz Türkiye'de yabancı doktorlar, hemşireler çalışacak. Her ülkeden gelip çalışabilir. Türkiye çok büyük bir ülke, yeter ki okudukları, eğitim aldıkları fakülteler, öğrenim gördükleri yerler denkliği Yüksek Öğretim Kurumu'nca kabul edilen, doğru dürüst üniversite olsun. Ve Türkçeyi iyi bilsinler. Biz neden yabancı uyrukluların önünü açtık? Türkiye'de hemşire ve doktor eksiği var. Doktor ve hemşire kardeşlerimiz mesleklerini icra ederken büyük iş yükü altında sıkıntı çekiyor. Vatandaşlarımız için de sıkıntı oluyor. Dolayısıyla, bağışlayın, tırnak içinde söylüyorum; saçma sapan iddiaların arkasında durmak bir kenara, bunları konuşmakta bile bir yarar yok."
Sağlık Bakanı Recep Akdağ, 478 yıldan bu yana Erzurum'da kesintisiz devam eden bin bir hatimlerin duasına katılmak üzere Ankara'dan uçakla Erzurum'a geldi. Bir basın mensubunun, 'İran'ın İsrail ile stratejik müttefiklik ilan etmesinin ardından İranlı doktor ve 2 bin hemşirenin Türkiye'ye gelip görev yapmasında bir sıkıntı olabilir mi?' sorusuna Bakan Akdağ sert tepki gösterdi.
Sağlık Bakanı Akdağ, Türkiye'de hekim ve hemşire sıkıntısı olduğunu ve bunun önünü açmak amacıyla yabancı doktorların Türkiye'ye gelip çalışmasına izin verdiklerini ifade etti. İranlı hemşire ve hekimlerin Türkiye'ye yönelik 'istihbarat ya da rejim ihracı' gibi düşüncelere sahip olacaklarına dair iddiaları komplo teorisi ve saçma olarak nitelendiren Bakan Akdağ, şunları söyledi: "Arkadaşlar bu komplo teorileriyle ne milletin kafası bulandırılsın ne de Türkiye'nin küçük bir ülke olduğu gibi bir takım duygular uyandırılsın. Bunlar çok yanlış düşünceler. Biliyorsunuz Türkiye'de yabancı doktorlar, hemşireler çalışacak. Her ülkeden gelip çalışabilir. Türkiye çok büyük bir ülke, yeter ki okudukları, eğitim aldıkları fakülteler, öğrenim gördükleri yerler denkliği Yüksek Öğretim Kurumu'nca kabul edilen, doğru dürüst üniversite olsun. Ve Türkçeyi iyi bilsinler. Biz neden yabancı uyrukluların önünü açtık? Türkiye'de hemşire ve doktor eksiği var. Doktor ve hemşire kardeşlerimiz mesleklerini icra ederken büyük iş yükü altında sıkıntı çekiyor. Vatandaşlarımız için de sıkıntı oluyor. Dolayısıyla, bağışlayın, tırnak içinde söylüyorum; saçma sapan iddiaların arkasında durmak bir kenara, bunları konuşmakta bile bir yarar yok."
Oktay Mahmuti: Kötü basketbol oynamadık
Turkish Airlines Euroleague Top 16 E Grubu ilk maçında Anadolu Efes'e Sinan Erdem Spor Salonu’ndaki maçta 68 - 62 mağlup olan Galatasaray Medical Park'ta moraller bozuldu.
Galatasaray Medical Park başantrenörü Oktay Mahmuti, maç sonrası yaptığı açıklamada, kötü oynamadıklarını çok iyi mücadele ettiklerini söyledi.
Tecrübeli çalıştırıcı karşılaşma sonrası düzenlenen basın toplantısında sözlerine Anadolu Efes’i tebrik ederek başladı. Mahmuti, kötü basketbol oynamadıklarını söylerken, “Boş atışlar kaçırdık. Normalde sayı bulduğumuz atışlardı. Yoksa mücadele kısmında oldukça iyiydik. Savunmada da iyiydik.'' dedi.
Efes’in kadro derinliğine cevap vermeye çalıştıklarını, son ana kadar oyunda kaldıklarını da belirten Oktay Mahmuti, ''Bir takım sıkıntılarımız var. Tutku ve Ender’in sakatlığı bunlar olumsuz şeyler. Diğer taraftan 19 yaşında iki genç oyuncu ile ilk 5’e başlıyoruz. Onlara değerli süreler veriyoruz. Furkan vardı bunun yanına Göksenin ekleniyor. Bunlar güzel şeyler. Buralarda oyuncularıma her zaman söylediğim bir şey var. Son efora kadar sahada olmaları bugün onu yaptılar.” diye konuştu.
Sakat oyuncular hakkında bilgi veren Mahmuti, “Savovic’in kan testinde sıkıntı vardı. Kendisini iyi hissetmiyordu. Caner’in ağır enfeksiyonu var. Tutku'nun muhtemelen 15 gün, minimum 3 hafta hepatit sorunu var. Tutku'nun sıkıntısını bilmiyorduk. Bir haftadır zaten ne olduğunu anlamadık, dün Hepatit sorunu olduğunu anladık. Testler o kadar sürüyor. Yapacağım fazla bir şey yok o konuda. Tabi bu sıkıntılar içerisinde Savovic’i riske etmek istemedik. Onu burada değerlendiremedik. Bu sıkıntılar sporun içinde olan şeyler. Bu oyuncularla devam etmeye çalışıyoruz.'' dedi.
Oktay Mahmuti, gruptaki şansları ile ilgili sorulan soruya ise, “Şansımızı herkes kadar değerlendiriyorum. Neticede deplasmanda bir maç kaybettik. Başta buralara gelirken hep kademe kademe düşünüp keyif alarak mücadele ederek bu kimliği yansıtarak geldik. Dolayısıyla bugün bu oyuncularla bunları yaptıktan sonra, son saniyede basket girmiş girmemiş bunlar baktığım şeyler değil. Bizden beklentinin artması güzel bundan rahatsız olmuyorum. Bugün artık herkes Galatasaray’ı düşünüyor.” şeklinde cevap verdi.
Mahmuti, kendilerini desteklemeye gelen taraftarlarıyla ilgili olarak, “Taraftarımız düştüğümüz yerde bizi ayağa kaldıran ayakta olduğumuzda ise bizi arkamızdan iten çok önemli bir güç. Bu taraftar her yere gelip destekliyor. Bugüne kadar hiç spor kulübünde çalışmadığım bunu hiç hissetmemiştim.” dedi.
Galatasaray Medical Park başantrenörü Oktay Mahmuti, maç sonrası yaptığı açıklamada, kötü oynamadıklarını çok iyi mücadele ettiklerini söyledi.
Tecrübeli çalıştırıcı karşılaşma sonrası düzenlenen basın toplantısında sözlerine Anadolu Efes’i tebrik ederek başladı. Mahmuti, kötü basketbol oynamadıklarını söylerken, “Boş atışlar kaçırdık. Normalde sayı bulduğumuz atışlardı. Yoksa mücadele kısmında oldukça iyiydik. Savunmada da iyiydik.'' dedi.
Efes’in kadro derinliğine cevap vermeye çalıştıklarını, son ana kadar oyunda kaldıklarını da belirten Oktay Mahmuti, ''Bir takım sıkıntılarımız var. Tutku ve Ender’in sakatlığı bunlar olumsuz şeyler. Diğer taraftan 19 yaşında iki genç oyuncu ile ilk 5’e başlıyoruz. Onlara değerli süreler veriyoruz. Furkan vardı bunun yanına Göksenin ekleniyor. Bunlar güzel şeyler. Buralarda oyuncularıma her zaman söylediğim bir şey var. Son efora kadar sahada olmaları bugün onu yaptılar.” diye konuştu.
Sakat oyuncular hakkında bilgi veren Mahmuti, “Savovic’in kan testinde sıkıntı vardı. Kendisini iyi hissetmiyordu. Caner’in ağır enfeksiyonu var. Tutku'nun muhtemelen 15 gün, minimum 3 hafta hepatit sorunu var. Tutku'nun sıkıntısını bilmiyorduk. Bir haftadır zaten ne olduğunu anlamadık, dün Hepatit sorunu olduğunu anladık. Testler o kadar sürüyor. Yapacağım fazla bir şey yok o konuda. Tabi bu sıkıntılar içerisinde Savovic’i riske etmek istemedik. Onu burada değerlendiremedik. Bu sıkıntılar sporun içinde olan şeyler. Bu oyuncularla devam etmeye çalışıyoruz.'' dedi.
Oktay Mahmuti, gruptaki şansları ile ilgili sorulan soruya ise, “Şansımızı herkes kadar değerlendiriyorum. Neticede deplasmanda bir maç kaybettik. Başta buralara gelirken hep kademe kademe düşünüp keyif alarak mücadele ederek bu kimliği yansıtarak geldik. Dolayısıyla bugün bu oyuncularla bunları yaptıktan sonra, son saniyede basket girmiş girmemiş bunlar baktığım şeyler değil. Bizden beklentinin artması güzel bundan rahatsız olmuyorum. Bugün artık herkes Galatasaray’ı düşünüyor.” şeklinde cevap verdi.
Mahmuti, kendilerini desteklemeye gelen taraftarlarıyla ilgili olarak, “Taraftarımız düştüğümüz yerde bizi ayağa kaldıran ayakta olduğumuzda ise bizi arkamızdan iten çok önemli bir güç. Bu taraftar her yere gelip destekliyor. Bugüne kadar hiç spor kulübünde çalışmadığım bunu hiç hissetmemiştim.” dedi.
Ukraynalı Ortodokslar sıfırın altında 10 derece suya girdi
Ukraynalı Ortodokslar, Hz. İsa'nın vaftiz edildiğine inanılan 19 Ocak gününde başkent Kiev'in ortasından geçen Dinyeper Nehri’nde suya girerek vaftiz oldu.
Dinyeper Nehri’ndeki bir adada kurulan kilisede Ukrayna Ortodoks Kilisesi Kiev Patrikhanesi tarafından yapılan ayinde Patrik Filaret, suyu kutsadı. Kiliselere akın eden Ortodokslar evlerinden getirdikleri kapları kutsamış su ile doldurdu.
Kilisenin rahipleri bütün suların temiz sayıldığı bugün de Dinyeper Nehri’ni de kutsadı. Hz. İsa’nın Ürdün Nehri’ne girerek vaftiz olmasına atfedilen ritüelde, Ukraynalı Ortodokslar, sıfırın altında 10 derece soğuğa aldırış etmeyen buzu kırılmış nehre girerek günahlarından arındı... Nehirde insanlar suya girerken su üzerinde özel dalgıç kıyafetli kurtarma ekipleri ve sahil güvenlik botları devriye gezdi. Nehir kenarında ise ambulanslar hazır bekledi.
Bir gurup vatandaş ise nehre beraberinde getirdikleri, büyük bir Ukrayna bayrağını açarak girmesi renkli görüntüler oluşturdu.
Nehre girme cesaretini gösteremeyenler vatandaşlar ise vaftiz olmak için kilise önlerinde uzun kuyruklar oluşturdu. Rahipler kutsal su serperek ve dualar okuyarak vatandaşları vaftiz etti.
Nehirde vaftiz olanları ise dondurucu soğukta UFO yalnız bırakmadı. Ar-Ge ürünleri ile bilinen Türk markası UFO, suya giren vatandaşların imdadına Kiev’de yetişti. Şirket tarafından nehir kenarına kurulan ısıtıcılar halka bedava ısınma hizmeti verdi.
Şehir de sokaklar da kutsanmış su tankerleri gün boyunca su dağıttı. Kiliseye para yardımında bulunan Hıristiyanlar daha sonra kutsanmış suyla birlikte evlerinin yolunu tuttu.
Dinyeper Nehri’ndeki bir adada kurulan kilisede Ukrayna Ortodoks Kilisesi Kiev Patrikhanesi tarafından yapılan ayinde Patrik Filaret, suyu kutsadı. Kiliselere akın eden Ortodokslar evlerinden getirdikleri kapları kutsamış su ile doldurdu.
Kilisenin rahipleri bütün suların temiz sayıldığı bugün de Dinyeper Nehri’ni de kutsadı. Hz. İsa’nın Ürdün Nehri’ne girerek vaftiz olmasına atfedilen ritüelde, Ukraynalı Ortodokslar, sıfırın altında 10 derece soğuğa aldırış etmeyen buzu kırılmış nehre girerek günahlarından arındı... Nehirde insanlar suya girerken su üzerinde özel dalgıç kıyafetli kurtarma ekipleri ve sahil güvenlik botları devriye gezdi. Nehir kenarında ise ambulanslar hazır bekledi.
Bir gurup vatandaş ise nehre beraberinde getirdikleri, büyük bir Ukrayna bayrağını açarak girmesi renkli görüntüler oluşturdu.
Nehre girme cesaretini gösteremeyenler vatandaşlar ise vaftiz olmak için kilise önlerinde uzun kuyruklar oluşturdu. Rahipler kutsal su serperek ve dualar okuyarak vatandaşları vaftiz etti.
Nehirde vaftiz olanları ise dondurucu soğukta UFO yalnız bırakmadı. Ar-Ge ürünleri ile bilinen Türk markası UFO, suya giren vatandaşların imdadına Kiev’de yetişti. Şirket tarafından nehir kenarına kurulan ısıtıcılar halka bedava ısınma hizmeti verdi.
Şehir de sokaklar da kutsanmış su tankerleri gün boyunca su dağıttı. Kiliseye para yardımında bulunan Hıristiyanlar daha sonra kutsanmış suyla birlikte evlerinin yolunu tuttu.
Bakan Ergin: En önemli hizmetimiz demokratikleşmeye dönük yasa değişiklikleridir
Adalet Bakanı Sadullah Ergin, 9 yılda yaptıkları en önemli hizmetin demokratikleşmeye dönük yasal düzenlemeler olduğunu belirterek, "AK Parti'nin gelecek kuşaklara dönük yapmış olduğu en büyük hizmet anayasa ve yasa değişiklikleridir. Demokrasimiz üzerindeki gölgeler ile vesayeti kaldıran ve bu ülkede tertiplerin gerçekleşmemesi, demokrasinin tekrar askıya alınmaması, darbelerin olmaması için önemli demokratik adımlar atıldı. Bu yolun sonu selamettir." dedi.
Adalet Bakanı Sadullah Ergin, AK Parti Malatya İl Başkanlığı'nı ziyaretinde partililerle biraraya geldi. Bakan Ergin, burada yaptığı konuşmada, AK Parti'nin, 2002 yılında iktidar olduğunda kendine bazı hedefler koyduğunu, bu hedef ve ilkeler doğrultusunda yaptığı politikayla, akademik çalışmalara konu olacak düzeyde performans ortaya koyduğunu söyledi.
AK Parti kurulduktan sonra hemen her seçimden zaferle çıktıklarını belirten Ergin, "2002 öncesi memlekette her gün yeni bir kriz yaşanıyordu. Akşam zengin yatyorsunuz sabah fakir olarak uyanıyordu. Böyle bir ortamda AK Parti milletin içinden çıktı. Toplumun içinde olduğu ihtiyaçtan doğdu. Toplumun beklentilerini gerçekleştirerek bugüne geldi. Bu ülkenin kaderini belirleyen çok büyük önemli adımlar atıldı. Bu ülkenin altyapısını yeniden inşa etti. Karayolu ulaşımı konusunda Türkiye baştan başa bölünmüş yollarla bezendi. Demiryolu ulaşımında ''Kara tren gecikir belki hiç gelmez" türküleri söylenirken, şimdi hızlı trenler hizmet vermeye başladı. Hava ulaşımında ise daha önce Anadolu insanının filmlerde gördüğü uçak seyahati, insanların kolaylıkla kullanabildiği bir ulaşım yolu oldu. Türkiye çağ atladı. Sağlıkta, kuyruk bekleme dönemi sona erdi. Reçetedeki ilaçları için 10 bekleyen hasta ve hasta yakınları tarihe karıştı. Şimdi bunlar tarihe karıştı. Günümüzde Türkiye'de yaşayan her insanın bir sağlık güvencesi var. Sağlık, adalet, eğitim ve birçok alanda çok önemli ve kıyaslanamayacak hizmetler yapıldığı görülecektir. AK Parti ile 9 yıl önce işbaşına gelmesiyle birlikte Türkiye'deki kaynakların doğru yerlere kullanılmasıyla birlikte hizmetler artıkça arttı." diye konuştu.
Bugün gelinen noktada, Avrupa ciddi ekonomik krizle boğuşurken, dünyada ekonomik daralmalar, Ortadoğu'da ise siyasi çatışmalar yaşandığına değinen Ergin, Türkiye'nin, 74 milyonluk nüfusuyla bir istikrar adası şeklinde güvenle yoluna devam ettiğini kaydetti.
Türkiye'nin, bu noktaya gelmesinde önemli parametrelerin olduğunu anlatan Adalet Bakanı, "Bugünkü bu istikrarın temelinde 2002'de sağlanmış olan güven ve siyasi istikrar var. O güven ve istikrar, samimi kadrolarla geldi. AK Parti için yol gösterici şey, toplumdan gelen mesajlara kulak vermesidir. Yola çıktığımızdan beri bu milletin sağduyusuna, hayır dualarına dayandık. Bundan sonra da böyle devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.
Türkiye'nin artık dostuna güven veren, kendisi için hayır düşünmeyenleri de endişeye sevkeden bölgesel ve küresel bir güç konumunda olduğunu vurgulayan Ergin, Türkiye'nin Birleşmiş Milletler'de yıllar sonra Güvenlik Konseyi üyeliği yaptığını hatırlattı. Türkiye'nin, İslam Konferansı Teşkilatı'nın genel sekreterliğini deruhte ettiğini, Avrupa Konseyi'nde dönem başkanlığı yaptığını anlatan Ergin, "Bütün bunlar tesadüf değil. Bu ülkenin kara kaşı, kara gözü için verilen görevler değil. Güven, istikrar ve itibar bize bunları getirdi. Bütün bunların kıymetini bilmemiz lazım." şeklinde konuştu.
AK Parti'nin yaptığı en önemli hizmetin, demokratikleşmeye dönük yasal düzenlemeler olduğunu vurgulayan Ergin, şunları söyledi: "Türkiye, son 60 yılda çok büyük badireler atlattı. Çok gözyaşı döktü. Çok partili siyasi hayata geçtiğimiz günden bu yana her 8-10 yılda bir darbeler ve muhtıralarla demokrasimiz askıya alındı. Karanlık hadiseler yakamızı bırakmadı. Birtakım tertipler, toplum mühendisliği faaliyetleri, suikastler, faili meçhul cinayetler, kitlesel eylemler değişik facialar yaşattı bu topluma. Beynimizde önemli travmalar oluşturdu. 1960'da darbe yapıldı, başbakan ve bakanlar idam edildi. 1971'de muhtıra verildi. Hükümet devrildi ve askeri yönetim geldi. 1980'de darbe yapıldı, hükümet devrildi, cunta hükümeti geldi. 1997'de 28 Şubat postmodern darbesi yaşandı. Birçok acılar yaşandı. 2007 yılında e-muhtıra iddiaları. Büyük Türkiye'ye bunlar yakışıyor mu? Türkiye, bu şekilde yoluna devam edebilir miydi? Edemezdi. Bu ülke ve bu millet 'egemenlik kayıtsız şartsız millete ait' ilkesinin anlamını yaşabilmek için daha çok beklememeliydi. Bu millet adına, millete rağmen bu yetkileri kullanan vesayet organları artık aradan çekilmeli, millet ile adına onları yönetenler doğrudan temas içinde olabilmeliydi. Bunu sağlayabilmek için AK Parti 9 senede en önemli icraatını yaptı. Demokrasimiz üzerindeki gölgeleri kaldıran, vesayeti kaldıran ve bu ülkede tertiplerin, toplum mühendisliklerin ortaya koyduğu senaryoların gerçekleşmemesi, demokrasinin tekrar askıya alınmaması için, darbelerin olmaması için önemli demokratik adımlar attı. Anayasa ve yasa değişiklikleri yaptı. Türk demokrasisini sürdürülebilir, sonraki nesillere salimen teslim edilebilir hale getirdi. Bu AK Parti'nin gelecek kuşaklara dönük yapmış olduğu en büyük hizmettir. Bundan böyle demokrasinin kurumsallaşması, geriye gidilmemesi için kurumsallaşmayı tamamlamamız gerektiği bir dönemden geçiyoruz. Bu yolun sonu selamettir."
Konuşmaların ardından, AK Parti İl Başkanı Bülent Tüfenkçi tarafından Bakan Ergin'e kayısı takdim edildi.
Adalet Bakanı Sadullah Ergin, AK Parti Malatya İl Başkanlığı'nı ziyaretinde partililerle biraraya geldi. Bakan Ergin, burada yaptığı konuşmada, AK Parti'nin, 2002 yılında iktidar olduğunda kendine bazı hedefler koyduğunu, bu hedef ve ilkeler doğrultusunda yaptığı politikayla, akademik çalışmalara konu olacak düzeyde performans ortaya koyduğunu söyledi.
AK Parti kurulduktan sonra hemen her seçimden zaferle çıktıklarını belirten Ergin, "2002 öncesi memlekette her gün yeni bir kriz yaşanıyordu. Akşam zengin yatyorsunuz sabah fakir olarak uyanıyordu. Böyle bir ortamda AK Parti milletin içinden çıktı. Toplumun içinde olduğu ihtiyaçtan doğdu. Toplumun beklentilerini gerçekleştirerek bugüne geldi. Bu ülkenin kaderini belirleyen çok büyük önemli adımlar atıldı. Bu ülkenin altyapısını yeniden inşa etti. Karayolu ulaşımı konusunda Türkiye baştan başa bölünmüş yollarla bezendi. Demiryolu ulaşımında ''Kara tren gecikir belki hiç gelmez" türküleri söylenirken, şimdi hızlı trenler hizmet vermeye başladı. Hava ulaşımında ise daha önce Anadolu insanının filmlerde gördüğü uçak seyahati, insanların kolaylıkla kullanabildiği bir ulaşım yolu oldu. Türkiye çağ atladı. Sağlıkta, kuyruk bekleme dönemi sona erdi. Reçetedeki ilaçları için 10 bekleyen hasta ve hasta yakınları tarihe karıştı. Şimdi bunlar tarihe karıştı. Günümüzde Türkiye'de yaşayan her insanın bir sağlık güvencesi var. Sağlık, adalet, eğitim ve birçok alanda çok önemli ve kıyaslanamayacak hizmetler yapıldığı görülecektir. AK Parti ile 9 yıl önce işbaşına gelmesiyle birlikte Türkiye'deki kaynakların doğru yerlere kullanılmasıyla birlikte hizmetler artıkça arttı." diye konuştu.
Bugün gelinen noktada, Avrupa ciddi ekonomik krizle boğuşurken, dünyada ekonomik daralmalar, Ortadoğu'da ise siyasi çatışmalar yaşandığına değinen Ergin, Türkiye'nin, 74 milyonluk nüfusuyla bir istikrar adası şeklinde güvenle yoluna devam ettiğini kaydetti.
Türkiye'nin, bu noktaya gelmesinde önemli parametrelerin olduğunu anlatan Adalet Bakanı, "Bugünkü bu istikrarın temelinde 2002'de sağlanmış olan güven ve siyasi istikrar var. O güven ve istikrar, samimi kadrolarla geldi. AK Parti için yol gösterici şey, toplumdan gelen mesajlara kulak vermesidir. Yola çıktığımızdan beri bu milletin sağduyusuna, hayır dualarına dayandık. Bundan sonra da böyle devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.
Türkiye'nin artık dostuna güven veren, kendisi için hayır düşünmeyenleri de endişeye sevkeden bölgesel ve küresel bir güç konumunda olduğunu vurgulayan Ergin, Türkiye'nin Birleşmiş Milletler'de yıllar sonra Güvenlik Konseyi üyeliği yaptığını hatırlattı. Türkiye'nin, İslam Konferansı Teşkilatı'nın genel sekreterliğini deruhte ettiğini, Avrupa Konseyi'nde dönem başkanlığı yaptığını anlatan Ergin, "Bütün bunlar tesadüf değil. Bu ülkenin kara kaşı, kara gözü için verilen görevler değil. Güven, istikrar ve itibar bize bunları getirdi. Bütün bunların kıymetini bilmemiz lazım." şeklinde konuştu.
AK Parti'nin yaptığı en önemli hizmetin, demokratikleşmeye dönük yasal düzenlemeler olduğunu vurgulayan Ergin, şunları söyledi: "Türkiye, son 60 yılda çok büyük badireler atlattı. Çok gözyaşı döktü. Çok partili siyasi hayata geçtiğimiz günden bu yana her 8-10 yılda bir darbeler ve muhtıralarla demokrasimiz askıya alındı. Karanlık hadiseler yakamızı bırakmadı. Birtakım tertipler, toplum mühendisliği faaliyetleri, suikastler, faili meçhul cinayetler, kitlesel eylemler değişik facialar yaşattı bu topluma. Beynimizde önemli travmalar oluşturdu. 1960'da darbe yapıldı, başbakan ve bakanlar idam edildi. 1971'de muhtıra verildi. Hükümet devrildi ve askeri yönetim geldi. 1980'de darbe yapıldı, hükümet devrildi, cunta hükümeti geldi. 1997'de 28 Şubat postmodern darbesi yaşandı. Birçok acılar yaşandı. 2007 yılında e-muhtıra iddiaları. Büyük Türkiye'ye bunlar yakışıyor mu? Türkiye, bu şekilde yoluna devam edebilir miydi? Edemezdi. Bu ülke ve bu millet 'egemenlik kayıtsız şartsız millete ait' ilkesinin anlamını yaşabilmek için daha çok beklememeliydi. Bu millet adına, millete rağmen bu yetkileri kullanan vesayet organları artık aradan çekilmeli, millet ile adına onları yönetenler doğrudan temas içinde olabilmeliydi. Bunu sağlayabilmek için AK Parti 9 senede en önemli icraatını yaptı. Demokrasimiz üzerindeki gölgeleri kaldıran, vesayeti kaldıran ve bu ülkede tertiplerin, toplum mühendisliklerin ortaya koyduğu senaryoların gerçekleşmemesi, demokrasinin tekrar askıya alınmaması için, darbelerin olmaması için önemli demokratik adımlar attı. Anayasa ve yasa değişiklikleri yaptı. Türk demokrasisini sürdürülebilir, sonraki nesillere salimen teslim edilebilir hale getirdi. Bu AK Parti'nin gelecek kuşaklara dönük yapmış olduğu en büyük hizmettir. Bundan böyle demokrasinin kurumsallaşması, geriye gidilmemesi için kurumsallaşmayı tamamlamamız gerektiği bir dönemden geçiyoruz. Bu yolun sonu selamettir."
Konuşmaların ardından, AK Parti İl Başkanı Bülent Tüfenkçi tarafından Bakan Ergin'e kayısı takdim edildi.
Adnan Öztürk: Fenerbahçe bu işte yalnız değil 7 kulüp daha var
Galatasaray Kulübü Başkan Yardımcısı Adnan Öztürk, "Yakında bütün dünyaya paralel olarak yeni bir bahis skandalı ortaya çıkacak. Bunun Türkiye ayağı da var." dedi.
İstanbul Aydın Üniversitesi Siyaset Akademisi'nin düzenlediği panele katılan Galatasaray 2. Başkanı Adnan Öztürk, ''Sporda şike davaları nereye gidiyor.'' başlığındaki oturumda önemli açıklamalar yaptı. Türkiye'de spor kulüplerinin borç batağında olduğunu, İstanbul'un 3 büyük kulübünün yaklaşık 1 milyar dolar borcu olduğunu iddia eden Adnan Öztürk, Anadolu kulüplerinin ise yaklaşık 500 milyon borcu olduğunu söyledi.
Galatasaray Kulübü Başkan Yardımcısı Adnan Öztürk, "Yakında bütün dünyaya paralel olarak yeni bir bahis skandalı ortaya çıkacak. Bunun Türkiye ayağı da var.'' diyerek iddialı bir açıklama yaparken, şu önemli açıklamalarda bulundu:
"Bütün kulüpler borç içinde. Bizim 330 milyon dolar borcumuz var. Fenerbahçe ve Beşiktaş'ın da öyle. Toplam 1 milyar dolar borcumuz var. Anadolu kulüplerinin de toplam 500 milyon dolar borcu var.
Bunların üstüne şike, teşvik olayları da girince Türk futbolu iflas etmiştir. Platini 'şike cinayettir" dedi. Türk medyası fazla ilgi göstermedi. UEFA yeşil ışık yakmadı. Hapis cezalarının aşırılığına biz de karşıydık ve yardımcı olduk. Kulüpler Birliği haftada iki kere toplanıyor. Hep aynı söylem ve hep aynı tartışmalar."
FENERBAHÇE BU İŞTE YALNIZ DEĞİL
Adnan Öztürk, şike soruşturması, Futbol Federasyonu Başkanı Mehmet Ali Aydınlar'ın açıklama ve görüşmelerine de vurgu yaptığı açıklamada, ''Fenerbahçe bu işte yalnız değil. 7 kulüp daha var. Kulüpler Birliği toplantısında Fenerbahçe yöneticisi, bizim tavrımızı fırsatçı ve düşmanca bulduğunu söyledi. Ben de Cemal Nalga olayında internet sitesinde yazdıklarını hatırlattım, özür diledi." diyerek, şunları söyledi:
"Cemal Nalga olayında seçime gittiğimiz dönemdi. Galatasaray'ın o dönemki başkanı Adnan Polat ile konuştum, 'Galatasaray'ı başka kurumların ceza vermesine gerek bırakma.' dedim. Polat Başkan, kimseye gerek kalmadan camia adına sorumluları cezalandırdı."
Adnan Öztürk, Galatasaray Spor Kulübü içinde yaşananlar, kamuoyuna sızan transfer ve yetki tartışmalarıyla ilgili bir soru üzerine ise, ''Galatasaray'da teknik direktör olarak Fatih Hoca'nın bir görevi var. Benim de var. Kamuoyu görüyor, Fatih Terim görevini başarıyla yapıyor. Benim görevimi nasıl yaptığımı başkan değerlendirir. Görevini başarıyla yapan insanlarla Galatasaray'ın sorunu olmaz." diye cevap verdi.
Adnan Öztürk, şike soruşturması ve UEFA'nın Türkiye'ye karşı tutumunu da değerlendirdiği konuşmasındı, "UEFA şike olayı nedeniyle Türkiye'deki gelişmeleri yakından takip ediyor. Türk futbolu Avrupa'dan men edilirse, Türkiye'de futbol diye bir şey kalmaz.'' diye konuştu.
Galatasaray'ın, Avrupa'nın 10 kulübü içinde olması gerektiğini de belirten Adnan Öztürk, futbol - siyaset ilişkisiyle ilgili olarak ise, "Kesinlikle futbolun siyaset ile ayrı olması gerekiyor." yorumunu yaptı.
Adnan Öztürk, teşvik ve şike tartışmaları ve ismi geçen kulüplerle ilgili de önemli açıklamalar yaparken, "Bütün kulüplerle aynı gemide değiliz. Aynı kurallara saygı göstermeyen, başka manevra yapan kulüplerle aynı gemide olamayız. Galatasaray bu konuda tek değil." diye konuştu ve kendisiyle ilgili yapılan 'şahin' benzetmesi hakkında da şunları söyledi:
"'Şahin' tanımlamasını kabul ediyorum. Ortada haksızlık yapan, ahlak, etik dışı işler yapan varsa tabii Şahin olurum. Herkesin kurallara uyduğu ortamda güvercin olmasını da bilirim. Eğer haksızlığı savunanlar artarsa benim de şahinliğimin dozu artar. Bizim federasyona gönderdiğimiz ihtarnameyi keşke başka kulüpler de gönderseydi."
Adnan Öztürk, "2012 yılında Türk sporunun zirvesine Galatasaray yerleşecek." diyerekte iddialı bir kulüp olduklarına vurgu yaptı.
İstanbul Aydın Üniversitesi Siyaset Akademisi'nin düzenlediği panele katılan Galatasaray 2. Başkanı Adnan Öztürk, ''Sporda şike davaları nereye gidiyor.'' başlığındaki oturumda önemli açıklamalar yaptı. Türkiye'de spor kulüplerinin borç batağında olduğunu, İstanbul'un 3 büyük kulübünün yaklaşık 1 milyar dolar borcu olduğunu iddia eden Adnan Öztürk, Anadolu kulüplerinin ise yaklaşık 500 milyon borcu olduğunu söyledi.
Galatasaray Kulübü Başkan Yardımcısı Adnan Öztürk, "Yakında bütün dünyaya paralel olarak yeni bir bahis skandalı ortaya çıkacak. Bunun Türkiye ayağı da var.'' diyerek iddialı bir açıklama yaparken, şu önemli açıklamalarda bulundu:
"Bütün kulüpler borç içinde. Bizim 330 milyon dolar borcumuz var. Fenerbahçe ve Beşiktaş'ın da öyle. Toplam 1 milyar dolar borcumuz var. Anadolu kulüplerinin de toplam 500 milyon dolar borcu var.
Bunların üstüne şike, teşvik olayları da girince Türk futbolu iflas etmiştir. Platini 'şike cinayettir" dedi. Türk medyası fazla ilgi göstermedi. UEFA yeşil ışık yakmadı. Hapis cezalarının aşırılığına biz de karşıydık ve yardımcı olduk. Kulüpler Birliği haftada iki kere toplanıyor. Hep aynı söylem ve hep aynı tartışmalar."
FENERBAHÇE BU İŞTE YALNIZ DEĞİL
Adnan Öztürk, şike soruşturması, Futbol Federasyonu Başkanı Mehmet Ali Aydınlar'ın açıklama ve görüşmelerine de vurgu yaptığı açıklamada, ''Fenerbahçe bu işte yalnız değil. 7 kulüp daha var. Kulüpler Birliği toplantısında Fenerbahçe yöneticisi, bizim tavrımızı fırsatçı ve düşmanca bulduğunu söyledi. Ben de Cemal Nalga olayında internet sitesinde yazdıklarını hatırlattım, özür diledi." diyerek, şunları söyledi:
"Cemal Nalga olayında seçime gittiğimiz dönemdi. Galatasaray'ın o dönemki başkanı Adnan Polat ile konuştum, 'Galatasaray'ı başka kurumların ceza vermesine gerek bırakma.' dedim. Polat Başkan, kimseye gerek kalmadan camia adına sorumluları cezalandırdı."
Adnan Öztürk, Galatasaray Spor Kulübü içinde yaşananlar, kamuoyuna sızan transfer ve yetki tartışmalarıyla ilgili bir soru üzerine ise, ''Galatasaray'da teknik direktör olarak Fatih Hoca'nın bir görevi var. Benim de var. Kamuoyu görüyor, Fatih Terim görevini başarıyla yapıyor. Benim görevimi nasıl yaptığımı başkan değerlendirir. Görevini başarıyla yapan insanlarla Galatasaray'ın sorunu olmaz." diye cevap verdi.
Adnan Öztürk, şike soruşturması ve UEFA'nın Türkiye'ye karşı tutumunu da değerlendirdiği konuşmasındı, "UEFA şike olayı nedeniyle Türkiye'deki gelişmeleri yakından takip ediyor. Türk futbolu Avrupa'dan men edilirse, Türkiye'de futbol diye bir şey kalmaz.'' diye konuştu.
Galatasaray'ın, Avrupa'nın 10 kulübü içinde olması gerektiğini de belirten Adnan Öztürk, futbol - siyaset ilişkisiyle ilgili olarak ise, "Kesinlikle futbolun siyaset ile ayrı olması gerekiyor." yorumunu yaptı.
Adnan Öztürk, teşvik ve şike tartışmaları ve ismi geçen kulüplerle ilgili de önemli açıklamalar yaparken, "Bütün kulüplerle aynı gemide değiliz. Aynı kurallara saygı göstermeyen, başka manevra yapan kulüplerle aynı gemide olamayız. Galatasaray bu konuda tek değil." diye konuştu ve kendisiyle ilgili yapılan 'şahin' benzetmesi hakkında da şunları söyledi:
"'Şahin' tanımlamasını kabul ediyorum. Ortada haksızlık yapan, ahlak, etik dışı işler yapan varsa tabii Şahin olurum. Herkesin kurallara uyduğu ortamda güvercin olmasını da bilirim. Eğer haksızlığı savunanlar artarsa benim de şahinliğimin dozu artar. Bizim federasyona gönderdiğimiz ihtarnameyi keşke başka kulüpler de gönderseydi."
Adnan Öztürk, "2012 yılında Türk sporunun zirvesine Galatasaray yerleşecek." diyerekte iddialı bir kulüp olduklarına vurgu yaptı.
Megan Fox'un Kaprisleri - Megan Fox Çekimlere Başladı
Hollywood’un seksi yıldızı Megan Fox, çekimlere başladı.
Doritos reklamı için önceki akşam geldiği İstanbul’da makyajsız görüntü vermemek için yardımcısını dublörü gibi kullanan Fox’un firma ile günde sadece 5,5 saat çalışma şartıyla anlaştığı ortaya çıktı.
Çekimler öncesi bütün ekibin tek tek cep telefonları toplatıldı. Fox’un kaprisleri bütün çekim ekibini bezdirdi. Çekimler sonrası Suada’da yemek yiyen Fox bütün fotoğraf makinelerini toplattı. Kimsenin görüntü almasına izin vermedi
MEGAN FOX DUBLÖRÜ İLE GELDİ
Reklam çekimi için İstanbul'a gelen model ve sinema oyuncusu Megan Fox, gazetecilere yüzünü göstermemek için Atatürk Havalimanı'nda bir saat bekledi. Şapka ve kapşon takan oyuncu, gazetecileri yanıltmak için aynı şekilde giyinen bir de dublör kullandı.
'Transformers' filmindeki rolü ile dünyaca üne kavuşan Fox, Air France'ın tarifeli uçağıyla saat 17.00'de Paris'ten İstanbul'a geldi. Fox, dış hatlar terminalinden geçmek yerine aprondan bir araçla alınarak özel uçakların bulunduğu Genel Havacılık Terminali'nden geçmek istedi. Ancak uçak altında kendisini gazetecilerin beklediğini gören Megan Fox, görevlilere 'Gazeteciler gitmeden çıkmam" dedi. Terminal içinde başına şapka üzerine de kapşon takan oyuncu, beraberinde getirdiği dublörünü de yüzü görünmeyecek şekilde giydirdi.
Gazetecilerin uzaklaşmadığını öğrenen Fox, terminal polislerine haber verilerek önlem alınmasını istedi. Bunun üzerine aprona gelen polisler, gazeteciler için önlem aldı. Fox, bir saat bekleyişin ardından aprondaki VIP aracına binerek genel havacılık terminaline gitti.
MEGAN FOX BEYAZ SHOW'da
Kanal D’nin, sunuculuğunu Beyazıt Öztürk’ün yaptığı sevilen talk- show programı “Beyaz Show”da bu hafta bir ilk yaşanıyor. Dünyanın en güzel kadınlarından biri olan, Hollywood filmlerinin yıldızı, dünya starı Megan Fox konuk oluyor.
Megan Fox, Murat Boz, Wilma Elles ve Kerem Can, bu gece “Beyaz Show”da!
Son zamanların en muhteşem programını izlemeye hazır olun!
Kanal D’nin, sunuculuğunu Beyazıt Öztürk’ün yaptığı sevilen talk- show programı “Beyaz Show”da bu hafta bir ilk yaşanıyor. Dünyanın en güzel kadınlarından biri olan, “Transformers”, “Jennifer's Body” gibi dev Hollywood filmlerinin yıldızı, dünya starı Megan Fox, Türkiye’de ilk kez ve sadece “Beyaz Show”da Beyaz’ın konuğu oluyor.
Pop müziğin güçlü seslerinden Murat Boz, Kanal D’nin izlenme rekorları kıran dizisi “Öyle Bir Geçer Zaman Ki”nin “Carolin”i Wilma Elles ve 48. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde En İyi İlk Film, En İyi Görüntü Yönetmeni, En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu, En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu ödüllerini alan, son günlerin en çok konuşulan filmi “Zenne”nin başrol oyuncusu Kerem Can da, bu Cuma Beyaz Show’da.
Sohbeti, eğlencesi, birbirinden komik vtr’leri, esprisi ve canlı yayın sürprizleriyle Beyaz Show bu gece de yine şahane! Sakın kaçırmayın!
Doritos reklamı için önceki akşam geldiği İstanbul’da makyajsız görüntü vermemek için yardımcısını dublörü gibi kullanan Fox’un firma ile günde sadece 5,5 saat çalışma şartıyla anlaştığı ortaya çıktı.
Çekimler öncesi bütün ekibin tek tek cep telefonları toplatıldı. Fox’un kaprisleri bütün çekim ekibini bezdirdi. Çekimler sonrası Suada’da yemek yiyen Fox bütün fotoğraf makinelerini toplattı. Kimsenin görüntü almasına izin vermedi
MEGAN FOX DUBLÖRÜ İLE GELDİ
Reklam çekimi için İstanbul'a gelen model ve sinema oyuncusu Megan Fox, gazetecilere yüzünü göstermemek için Atatürk Havalimanı'nda bir saat bekledi. Şapka ve kapşon takan oyuncu, gazetecileri yanıltmak için aynı şekilde giyinen bir de dublör kullandı.
'Transformers' filmindeki rolü ile dünyaca üne kavuşan Fox, Air France'ın tarifeli uçağıyla saat 17.00'de Paris'ten İstanbul'a geldi. Fox, dış hatlar terminalinden geçmek yerine aprondan bir araçla alınarak özel uçakların bulunduğu Genel Havacılık Terminali'nden geçmek istedi. Ancak uçak altında kendisini gazetecilerin beklediğini gören Megan Fox, görevlilere 'Gazeteciler gitmeden çıkmam" dedi. Terminal içinde başına şapka üzerine de kapşon takan oyuncu, beraberinde getirdiği dublörünü de yüzü görünmeyecek şekilde giydirdi.
Gazetecilerin uzaklaşmadığını öğrenen Fox, terminal polislerine haber verilerek önlem alınmasını istedi. Bunun üzerine aprona gelen polisler, gazeteciler için önlem aldı. Fox, bir saat bekleyişin ardından aprondaki VIP aracına binerek genel havacılık terminaline gitti.
MEGAN FOX BEYAZ SHOW'da
Kanal D’nin, sunuculuğunu Beyazıt Öztürk’ün yaptığı sevilen talk- show programı “Beyaz Show”da bu hafta bir ilk yaşanıyor. Dünyanın en güzel kadınlarından biri olan, Hollywood filmlerinin yıldızı, dünya starı Megan Fox konuk oluyor.
Megan Fox, Murat Boz, Wilma Elles ve Kerem Can, bu gece “Beyaz Show”da!
Son zamanların en muhteşem programını izlemeye hazır olun!
Kanal D’nin, sunuculuğunu Beyazıt Öztürk’ün yaptığı sevilen talk- show programı “Beyaz Show”da bu hafta bir ilk yaşanıyor. Dünyanın en güzel kadınlarından biri olan, “Transformers”, “Jennifer's Body” gibi dev Hollywood filmlerinin yıldızı, dünya starı Megan Fox, Türkiye’de ilk kez ve sadece “Beyaz Show”da Beyaz’ın konuğu oluyor.
Pop müziğin güçlü seslerinden Murat Boz, Kanal D’nin izlenme rekorları kıran dizisi “Öyle Bir Geçer Zaman Ki”nin “Carolin”i Wilma Elles ve 48. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde En İyi İlk Film, En İyi Görüntü Yönetmeni, En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu, En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu ödüllerini alan, son günlerin en çok konuşulan filmi “Zenne”nin başrol oyuncusu Kerem Can da, bu Cuma Beyaz Show’da.
Sohbeti, eğlencesi, birbirinden komik vtr’leri, esprisi ve canlı yayın sürprizleriyle Beyaz Show bu gece de yine şahane! Sakın kaçırmayın!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)